Demo Bilgi

Demo Bilgi

Hazır Yazılar
Ana Sayfa Kişisel Gelişim 18 Haziran 2017 231 Görüntüleme

Her Gün Yanlış Yaptığımız 5 Şey

Her Gün Yaptığınız 5 Şey, Altıncı Hissinizi İptal Ediyor

Her gün yaptığınız 5 şey, daha iyi bir hayatın anahtarı olan sezgilerinizi dehemmiyet dışı bırakıyor. Altıncı his, biz farkında olsak da olmasak da, günlük yaşantımızda çok kuvvetli bir rol oynuyor. Siz de sık sık, “Neden tüm aksilikler beni buluyor ya da hayatımda yolunda gitmeyen şeyler var?” diye kendinize soruyorsanız , bu beş şeyden hangilerini sık sık yaptığınıza ilgi edin. “Mutlu, sağlıklı, harika bir hayatım var.”diyorsanız, bunu sürdürmek ve çevrenize yararlı olmak için gene bu yazıyı okumanızı öneririz.

Midenizde aniden görünen bir ağrıyla kötü bir hisse kapıldığınızda, altıncı hissiniz sizi yakın bir tehlikeyle alakalı uyarmak için midenize tekme atıyor olabilir. Diğer taraftan aynı his size, şayet yeni bir iş fırsatı karşınıza çıktıysa onu kesinlikle ilgilenmeniz gerekliliğini de söylüyor olabilir.
Psikoloji bölümündeki pek çok tetkik bir muamma olan altıncı hissin varlığını kanıtlar niteliktedir. Mesela iki psikolog ile bir mühendisin neticelerini dünyaya açıkladığı bağımsız bir deneyde, gönderici ve iletici olan birey binlerce kilometre uzaklıktaki alıcı pozisyonundaki şahsa duygusal kanaatler göndermiş. Eksperler tam bu sırada alıcının parmaklarındaki kan hacminde gözle görülür bir artış gözlemlemişler. Bu da işaret ediyor ki; alıcı gönderenin mesajını şuur dışı seviyede, kendi şuur bölümünde hissetmiş ve vücudu uyarıcıya reaksiyon vermiştir.

İnsan olarak bizim okulda, ailemizde ya da medyada bize öğretilenden, anlatılandan çok daha büyük, olağanüstü bir potansiyelimiz var. Ama vücudumuzdaki ve zihnimizdeki blokajlar ne içiniyle çoklukla Altıncı His fenomenini deneyimlemeyi reddediyoruz.

İşte sezgilerinizi bastırmanıza ne için olan, Altıncı hissinizi dehemmiyet dışı bırakan 5 faktör:

1. Mantığınızın kanaatlerinizi ve hareketlerinizi denetim etmesine izin veriyorsunuz:
Sezginin en büyük düşmanı mantık, sizin iç güdüsel şeyleri hissetme yeteneğinize ve yüksek benliğinizle erişiminize ket vurabilir. Çoğumuz lineer düzlemde koşullanmış hayatlar yaşıyoruz. Okulda bize “neyi düşünmemiz” gerektiği öğretilir, “nasıl düşünmemiz” değil. Daha da mühimsi, ortalama müfredatta ezoterik konulara ve hislerinizin şifresini nasıl çözeceğinize katiyen yer verilmez. Analitik kanaat bize problemlerimizin çözümünde yardımcı olabilir ve katiyen göz ardı edilmemelidir. Ama aynı vakitte seçenek yollar keşfetmemizi gerçekleştiren sezgisel bulguyu kullanmamızı da engeller. Sezgi fazlası vakit mantıklı olmaz ama bu onun doğru olmadığı manasına da gelmez. Sezginizin yolundan gidin, zihninizin sizi inanmanız için ikna ettiği şeyin değil.

2. Hayatınızda sıksık negatif hadiseler gerçekleşiyor:
Eğer evrenin size gönderdiği işaretlere ilgiinizi vermezseniz, en yüksek hayrınıza olmayan kararlar
verebilirsiniz. Pek çok insan hayatlarını otomatik pilotta yaşar ve şayet kendileri ve çevreleri ile alakalı daha çok farkındalık içersinde olsalar hayatlarının çok daha iyi olacağı ile alakalı bir kirleri yoktur. Her gün meditasyon, gözden geçirme ve derinlemesine düşünme, temiz hava alma, soluk egzersizleri, yoga gibi sizi şimdiki ana getirecek, yaratıcı enerjinizi yükseltecek bir şeyler gerçekleştirme için vakit ayırın. Hayatınızın her gününü koşuşturmaca içersinde geçirdiğinizde mühim mesajları kaçırırsınız. Yavaşlayın ve sezgilerinizle bağlantıda kalabilmek için daha şuurlu yaşayın.

3. Egonuzun içersinde çok, çok yaşıyorsunuz:
Kendinizi sıksık başkalarıyla karşılaştırmak, kendini küçümsemek ya da büyük görmek, çok çok üzülmek ve öz dirayetinizi arttırmak için mukayese yapma gereksinimi hissetmek altıncı hissinizle bağlantınızın kopmasına ne için olur. Siz kalbinizde daha çok hayatayı öğrenmedikçe ego hayatınızı denetim altına alabilmek ve sizi sık sık aşağı çekmek ister. Meditasyon egonun çözülmesine yardım eder zira siz benliğin aslında var olmadığını, yalnızca farkındalığınızın var olduğunu fark edersiniz. Ego zihni temsil eder, gerçek bireylik ise kalbi işaret eder. Altıncı his mantıksal kanaatden çok hisleri asli aldığından siz zihnin gevezeliklerini susturma gereksinimi hissedersiniz. Böylece kapıları egonun dominantlığıyla zorlayacağınıza, hayatla efor sarf etmeden akabilirsiniz.

4. Başkalarının ne düşündüğüne çok çok ehemmiyet veriyorsunuz:
Eğer sık sık çevrenizden onay beklerseniz sezgisel yaşayamazsınız. Hayatınız başka insanların görüşleri çevresinde dönüyorsa orjinal bir hayat yaşayamazsınız. Altıncı hissiniz en iyisini bilir, o yüzden boşuna enerjinizi sizinle aynı vizyonu paylaşmayan insanların gözüne girmek için harcamayın. Çünkü onlar katiyen sizin hayat tipinizi onaylamayacaklardır, bu ne içinle onaylarını alabilmek için zahmete girmeyin. Seçimlerinize dirayet vermesi için başkalarına gereksinim duymadan kendi kararlarınızı alırken güvende hissedin. Bu biraz kolay gerçekleştirmeyi gerektirecektir. Ama sizin içsel rehber sisteminiz sizi günden güne yönetiyor olacaktır. Sadece iç sesinizin, dışınızdaki seslerden daha çok artması için ona fırsat verin.

5. Kendinizi çevrenizden ve kendinizden kopuk hissediyorsunuz:
Altıncı hissiniz çok daha güçlendiğinde kendinizle ve başkalarıyla ilişkilerinizde daha derin bir bağlılık hissedersiniz ve yeryüzündeki tüm hayatla çok daha çok empati kurmaya başlarsınız. Bu dünyayı eşi benzeri olmayan bir şekilde etkileme gücüne sahip olduğunuzu fark edersiniz ve bu gezegende kendinizi ilerletmek için dışarıdan rastgele bir şeye dayanmaya gereksinim duymazsınız. Eğer şimdilik bu tür hissetmiyorsanız cesaretsizliğe kapılmayın Sadece zihninizi rahatlatın ve esasen içinizde olan bilgeliğin yüzeye çıkmasına izin verin. İçinde hayat sürdüğümüz yüksek tempolu dünya bizi gerçek doğamızdan basitçe uzaklaştırabilir, o durumda her seferinde matriksten çekildiğinizden emin olun ve yüksek boyutlardaki engin bilgiye bağlanın. Hepimiz hayatlarımızın mimarı olması için sezgilerimizi kullanmaya doğuştan yetenekliyiz. Sadece hayat sürdüğümüz suni dünyada altıncı his ile bağlantıya geçmek için biraz efor sarf etmeye gereksinimiz var.

Eğer daha şuurlu, mutlu bir hayat yaşamaya başlamak istiyorsanız sık sık meditasyon yapın, kalbinizde yaşayın ve her şeyin üstündeki sezgilerinize güvenin.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Doğum günü pastası | Pasta Siparişi