Herkes kokan ayağın ne demek olduğunu bilir, bu hal ne ayağı kokan ne de kokuyu alan şahıslar amacıyla komiktir. Hatta bir çok insan terapilerle, evde temizlik yöntemleri ile ya da ilaçlarla bu kokudan kurtulmaya çalışmaktadır. Dünya'nın kokusuz hem de en tatlı kokulu insanı bile kapalı spor ayakkabılarla  bir kaç kilometre koştuktan sonra ayaklarıyla dayanılmaz kokular üretebilir.Peki ayak kokusunun asli namacıylai nedir ve ayaklarımız namacıyla bedenin başka her bölgesinden daha ağır bir koku üretir?

Ayak kokusunun en geçerli namacıylai terdir. Çok kokan ayak, gerçekte en terli ayak olabilir. Ayağımızda tam 26 kemik, 33 eklem, 107 tendon (bağ doku) ve 19 kas yapısı bulunmaktadır. İki ayağımızda toplam 250.000 ter bezi yer alır ve hep beraber günde bir kupayı dolduracak kadar ter salgılar. Bu da ayağımızın her santimetre kare başına bedenimizin başka her yerinden daha çok ter ürettiğini kanıtlıyor.

Ne var ki çoklıkla asıl bozukluğun kaynağı tek başına ter değildir. Bunun bir namacıylai var : bedenimizde iki tip ter bezi bulunmaktadır; apokrin bezleri ve ekrin bezleri. Apokrin bezler kıl köklerine yakın yerlerde yer alırlar (koltuk altı, kasık bölgesi gibi). Bu bezlerden salgılanan ter sarımsı ve oran olarak daha yoğun ortamlı bir sıvıdır. Vücudun genel kokusu , apokrin bezlerden salgılanan terin ortamında belirleme edilen maddelerin bölümde yaşam sürdüren bakterilerce sindirilerek imal edilen maddeyi gaz olarak salmaları neticesi oluşmaktadır. Fakat ayağımızda apokrin bez bulunmamaktadır.

Bir başka yandan da, ekrin bezleri bedenin her yerinde bulunmaktadır, ki buna ayaklarımız da dahildir. Buradan salgılanan terin hedefi ise beden ısısının düşürülmesidir. Ayak tabanlarımızda belirleme edilen ekrin bezlerinden salgılanan ter çoklıkla su ve tuzdan meydana gelir ve tek başına nerdeyse kokusuzdur.

Kokunun gerçek ve asıl namacıylai ise ayağımızda yaşam sürdüren 10.000'e yakın bakteri türünün 1 milyonun üzerindeki fertleridir. Gün içersinde ayaklarımız kapalıyken ve istemesek de terliyorken, burada yaşam sürdüren bakteriler içersinde en ideal ortamı durumu hazırda yaratmış oluyoruz : Nemli, karanlık ve sıcak..

Tıpta bromodosis olarak geride bıraktığımız ayak kokması durumu ciddi boyutlara varabildiği gibi, ayakta ekzama, mantar gibi deri hastalıklarının hem göstergesi hem de asli namacıylai durumuna de gelebilmektedir.

Nasıl Önüne Geçilebilir?

  • Çok terleme ya da su kaybı. gibi çevresel biyolojik hallardan çokça büyülenen ayak kokusunun kuşkusuz en geçerli engelleme metotları bir hekim tavsiyesiyle kokunun gerçek namacıylai ( normal dışı bir namacıylainin olma şansına karşı) belirleme edildikten sonra uygulanmalıdır.
  • Fakat ne var ki, her gün bir oran ilgiyle bu rahatsızlığın önüne geçmek de mümkün;
  • Her gün ayakların su ve temizlik gereçleri ile yıkanması,
  • Tırnakların kesili tutulması,
  • Her gün temiz ve sentetik çorapların giyilmesi,
  • Ayakların tutulabildiği kadar kuru tutulması,
  • Ayakkabıların hava alabilen ve rahat modellerinin tercih edilmesi,
  • Dezenfektan spreyler kullanılması,
  • Mümkünse üst üste her gün aynı ayakkabının giyilmemesi,
  • Ayakkabıların amacıylae antibakteriyel sprey kullanılması,
  • Ayak yıkamalarından sonra çinko sahibi olan yağlarla ayaklara masaj yapılması,
  • Koku engelleyiciler ya da pudralar kullanılması,
  • Çorapların yıkama sırasında iç-dış edilerek temizlenmesi, gibi yöntemler en azından bireysel olarak bu kokunun azalmasını ya da bakteriyel rahatsızlıkların önüne geçilmesini sağlayabilir.