İnsanlar doğar, gelişir ve ölür kelimesinden yola çıkarak sizlere insanların bilinmedik yönlerini ve nasıl yaşam sürdürdüklerine dair bilgileri bu yazımızda bahsediyoruz.

İnsan nedir?

İnsan aslında doğada bulunan bakteri, hayvan, böcek vs. gibi yaşayan canlılardan farksız yaratıklardır. Bu yaratıklar dünyada bütün canlılardan üstün olduğunu niteleyen ve kendini bütün dünyaya hakim kılan canlılardır. Aslında bütün canlılardan farklı olmasındaki nitelik yaşama dünyaya bağlılığıdır, bu dünyada hep varolacağını ve ebedi hayatının sonsuz sürdürülebileceğini düşünen varlıklardır. İnsanoğlu yapısı gereği kibirli ve kendini üstün olarak gören canlılar olduklarını iddia ettiklerinden dolayı kendi nesli haricindeki varlıkları yok sayan, sadece kendi insanlığına önem veren bencil yaratıklardır.

Bu insanlar hayatta sürdürülebilirliklerini devam ettirmek adına sürekli çiftleşerek yeni formlar oluştururlar. Oluşturdukları formlara önem vererek bilgiyi, birikimi yeni formlara aktararak nesillerinin gelişmesini sağlayan varlıklardır. Dünya hayatında her bir insan, kendini akıllı ve zeki bir birey olarak görürler. Her bir insan kendi cinsleri arasında üstünlük görevi üstlenmek isterler.

İnsanların yönetilme biçimi nasıldır?

İnsanların tek başlarına bir şey yapamayan aciz varlıklardır aslında, her biri tek başına yaşayamadığı veya bir görev veya bir iş üstlenemediğinden dolayı genelde gruplaşarak bir şeyler yapmayı tercih ederler. Bu yüzdende her bir insan bir grupa veya topluma tabi olmak zorundadırlar. Kendilerinin yönetilmesi ve hayatlarının düzen içinde yürütülmesi adına kendi içlerinden bazı insanları seçerek kendilerinin yönetilmesini isteyen varlıklardır.

İnsanlar kendilerine dinler, inanışlar oluşturmak zorundadırlar. İnanç olmadan insan ırkı çok fazla düşünceye sahip olduklarından dolayı hiyerarşi yaşanmaması için bir din veya inanca ihtiyaç duyarlar. Bu inanışlar insanlığın yönetilmesinde ve kuralların azami bir şekilde işlemesi için şarttır. İnsanlar inanç kavramına inanmasaydı eğer dünya kaos yaşanılmaz bir yer haline gelirdi bu yüzden inanışlar ortaya çıkarılmıştır. Din dediğimiz kavram kuralların insanların hakları ve birbirlerine adaletli bir yaklaşım oluşturması adına oluşturulmulştur. Fakat bu dinler insanların bir grupları kendi menfaatleri adına biçimlendirilerek hayata hüküm sürmek adına gerçekleştiriliyor.

İnsanların yaratan var mı?

İnsanları yaratan olduğu gibi bütün canlıları yaratmış olan bir varlık olmadığını söyleyemeyiz. Hiç bir şeyin kendiliğinden oluşmadığını düşündüğümüzde bütün canlıları yaratanda bir yaratıcı elbet olduğundan şüphe duyamayız. Ama bu yaratıcı insanlarla iletişim kurmuyor, veya insanlara anlık eziyet veya mükafat vermiyor.

İnsanların hayal gücü dediğimiz düşünce yapısı gelişmiş olduğundan sürekli yeni bir şeyleri götlerinden uydurarak birbirlerinide inandırarak yaşam sürmeye devam etmektedirler.